Satış Zamanı Geldi mi?
Ekonomi tarihinin tozlu rafları, emtia fiyatlarının on yıllarca uyuyup sonra aniden devleştiği “süper döngülerle” doludur. Bugün, 2026 yılının başındayken; ons altının 31 Aralık 2025’ten bu yana sadece bir ayda %20 değer kazandığına, gümüşün ise %55’lik bir ralliyle 110 dolar sınırını aşarak tarih yazdığına şahitlik ediyoruz. Peki, bu yükseliş sadece geçici bir heyecan mı, yoksa yeni bir süper döngünün şafağında mıyız? Biraz daha geriye gidersek; Son 6 aydır Altın ve Gümüş fiyatları tarihi zirveler yapmaktadır.
Türkiye Ekonomisinin Röntgeni: Adaletsiz Vergi Yükü ve Sanayisizleşmenin TehlikesiT
Son dönemde ekonomi çevrelerinde sıkça dile getirilen iki ana sorun var: Vergi sistemimizdeki çarpıklık ve sanayi sektöründeki kan kaybı. Bu iki mesele, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından derin ve endişe verici etkiler yaratma potansiyeline sahip. Türkiye’de vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payı oldukça yüksek. Dolaylı vergiler, mal ve hizmet tüketimine bağlı vergilerdir (örneğin KDV, ÖTV). Dolaysız vergiler ise gelir, kurum kazancı, mülkiyet üzerinden alınan vergilerdir.
Altın 9 Haftalık Rallide: “Tarihin Tekrarı mı, Yeni Bir Döngü mü?”
Altın fiyatları, son yükseliş ivmesiyle birlikte, geçmişteki büyük rallilere benzer bir formasyon sergilemektedir. Şu anki dönemin de yaklaşık olarak 9. haftaya girmiş olması, geçmişteki döngülerle bir benzerlik taşımaktadır.
Yeni Küresel Para Savaşı: Dijital RMB ve ABD’nin Finansal Hegemonya Çıkmazı
Son yıllarda küresel finans sahnesini derinden etkileyen ve adeta bir satranç oyununa dönüşen gelişmelerin merkezinde, Çin’in Dijital RMB’si (e-CNY) yer alıyor. Bu, sadece bir teknolojik yenilik değil, aynı zamanda uluslararası para sisteminde ABD dolarının geleneksel hegemonyasına meydan okuyan, jeopolitik sonuçları ağır basan stratejik bir hamledir.
Medyan Gelir Uçurumu: Türkiye Neden Avrupa’nın Gerisinde Kaldı?
Türkiye’nin AB ortalaması, İsviçre ve hatta Bulgaristan gibi ülkelere göre medyan gelirde bu denli geride kalmasının ardında birden fazla, karmaşık ve yapısal neden yatmaktadır. Avrupa’da medyan (eşdeğerlinmiş) kullanılabilir hanehalkı geliri ile Türkiye’nin medyan geliri arasındaki farkı konuşurken önce hangi ölçütün kullanıldığı çok önemli. Satır başı: uluslararası karşılaştırmalarda PPS (purchasing power standard / alım gücü standardı) ile düzeltilmiş, medyan eşdeğerlinmiş kullanılabilir gelir kullanılır; bu, fiyat seviyelerini ve hanehalkı büyüklüğünü hesaba katarak daha sağlıklı kıyas sağlar.
Fed Faiz İndirimi Ne Anlama Geliyor, Türkiye’ye Nasıl Yansır?
ABD Merkez Bankası (Fed)’nın faiz indirimi her zaman sade bir karar değildir; küresel finans dengelerini, para akımlarını ve piyasa beklentilerini birlikte etkileyen bir dönemeçtir. Eylül FED toplantıları her zaman önemli olmuştur ve ciddi etkileri olur. Bu gelişmeler Türkiye gibi gelişen ekonomiler için bu tür kararlar hem fırsat hem risk yaratır. Şu anki ortamda, Fed’in faiz indirimi ne demek olabilir, bu neye işaret ediyor, yatırımcı nasıl pozisyon almalı ve Türkiye nasıl etkilenir; gelin birlikte bakalım.
Merkez Bankası’nın 250 Baz Puanlık İndirimi: 2025 Sonuna Nasıl Hazırlanmalıyız?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eylül toplantısında politika faizini 250 baz puan düşürerek %40,5’e çekti. Bu adım, yaz başından bu yana başlayan faiz indirim sürecinin devamı niteliğinde. Karar, piyasalarda hem rahatlama hem de soru işaretleri yarattı. Zira enflasyon hâlâ %30’ların üzerinde ve kurdaki oynaklık sürüyor.
“KKM Bitti, Ama Sanayiye Ne Olacak?”
Türkiye’nin son dönemde aldığı en önemli karar KKM’yi bitirmek oldu. Bu, bütçe üzerindeki kur farkı yükünü azaltacak. KKM’nin en önemli yüklerinden biri Hazine ve Merkez Bankası’nın ödediği kur farkı maliyetiydi. Özellikle 2022–2023 döneminde kur şoklarının yaşandığı aylarda, bu fark bütçeye yüz milyarlarca lira ek yük bindirdi. KKM’nin sona ermesiyle bu kalem bütçeden silinecek → faiz dışı harcamalar rahatlayacak, bütçe açığı bir nebze kontrol altına alınabilecek. 2025’in ilk yedi ayında bütçe açığı 1 trilyon lirayı aştı.
“Faiz Yükü Bütçeyi Yiyor, Perakende Dar Boğazda”
Devletin açıkladığı son bütçe rakamlarına göre, yılın ilk yedi ayında açık 1 trilyon 4,3 milyar liranın oldu. Tek başına Temmuz ayında bile yaklaşık 24 milyar lira bütçe açığı verildi. Fakat bu açığın kaynağı asıl olarak harcama değil, faiz giderleri oldu. Faiz giderleri ise geçen yılın aynı dönemine göre % 87 oranında artarak 1 trilyon 246 milyar lirayı buldu. Yani her 100 liralık vergi gelirinin 22 lirası faiz harcamalarına gitti.
Gelişen Küresel Ticaret Çalkantısı ve Türkiye’nin Yeri
Dünya Ticaret Örgütü (WTO), 2025 yılı için küresel mal ticareti hacmi büyümesinin %0,9 olacağını açıkladı. Bu, Nisan ayındaki -%0,2’lik daralma beklentisine göre belirgin bir iyileşme, ancak pandemi öncesi %2,7’lik öngörülerin oldukça altında. WTOnetThe Times of India.
